bir haftasonu gezisi

Bu hafta sonu nereye gitsek diye iki gün boyunca düşünmüştük. Aklımızdaki ilk yer Uludağ Bakacak tepesiydi. Fakat Cumartesi sabahı internetten baktığımda Uludağ’da 155 cm kar olduğunu öğrendim. Derhal durumu sevdiceğime bildirdim. Biz de rotayı değiştirme kararı aldık. Rotamız, Uludağ’a gitmemek ama nereye gitmekti onu biz de bilmiyorduk. Hele bi motosikletimize binelim de bakarız dedik.

Doburca’ya gidip sevdiceğimi aldım ve serseri mayın gibi yola çıktık. İzmir yoluna çıkana kadar nereye gideceğimizi bilmiyorduk. Sevdiceğim Gölyazı dedi, ben de Eskikaraağaç köyüne gidelim dedim. Gölyazı sapağında 2 dakikalık bir moladan sonra istikamet Eskikaraağaç köyüydü. Yol boyunca kasklarımıza çarpan sineklerden kurtulup bir an önce gideceğimiz yere varmak istiyorduk.

Eskikaraağaç köyüne bundan 5-6 yıl önce Fotoğraf camiasından tanıdığım ve Türk Sinemasının da tanınan simalarından Ersin BEYHAN abi’nin davetiyle gitmiştik. O yıllarda köy kahvesinde çay içip köyü fotoğraflamıştık. Sevdiceğime Ersin abiden ve o yıllardan bahsedip geçmiş zamanda gittiğimiz köy kahvesine vardık. Köy kahvesinin bitişiğinde bulunan küçük köy berberi dikkatimizi çekti. Berber, tıraş olan bir köylü ve üzerindeki kıyafetten de anlaşılacağı üzere kahvehaneci olan bir abi de berber dükkanındaydı. Bizlere hoşgeldiniz deyip kahvehanenin bahçesinde çay ikram ettiler.

köy kahvesi

Çaylarımızı yudumladıktan sonra hemen tepemizde bulunan Leylek yuvasındaki Leylek dikkatimizi çekti ve fotoğraflayıp videolarını çektik.

Leylek

Sonra motosikletimize binip biraz köy turu attık ve göl kıyısında fotoğraflar çektik.

göl kıyısı

Göl kıyısının hemen yanında bulunan top sahası ve top sahasında otlayan koyunlar takdire şayandı.

koyunlar

Burada geçirdiğimiz harika zamanın ardından Eşkel tarafına, oradan da Mudanya’ya gitmek üzere yola koyulduk. Fakat bu harika doğa güzelliğini bir türlü bırakamıyorduk. Eskikaraağaç köyüne veda ederken bile sürekli fotoğrafve videolar çektik.

manzara

manzara diğer

Eskikaraağaç köyünün hemen karşısında bulunan Yenikaraağaç köyünün yanından geçip Mudanya istikametine doğru virajlı köy yollarında ilerlemeye başladık.

Mudanya dönüş

20-25 km sonra Trilye köyüne vardık. Geçen hafta yediğimiz balık ekmeğin tadı boğazımızda kalmış olsa gerek, Erol abinin yerine balık ekmek yemek için gittik. Geçen hafta demişken, geçen hafta çekindiğimiz fotoğrafları da yazıya ekleyip ayrı bir güzellik katacağını düşündüm.

geçen hafta 1

geçen hafta 2

geçen hafta 3

Trilye’de yemeğimizi yiyip sahil turu attıktan sonra Mudanya’ya, oradan da Kurşunluya gitmek üzere tekrardan zorlu ve virajlı yolla koyulduk. Geçen hafta fotoğraf çekemeden geçtiğimiz Altıntaş köyü sonunda bulunan manzarayı bu hafta fotoğraflamayı ihmal etmedik.

Altıntaş Köyü

Altıntaş diğer

Kurşunlu sahilini de turladıktan sonra Gündoğdu köyünden TRT radarlarının bulunduğu tepeye kadar çıktık, burada da manzarayı seyrettikten sonra evimize döndük.

HARİTA

ekşiteker logo

ek$iteker

Özet olarak; iki hafta sonuna sığdırılmış 560 km’lik bir yol hikayesinin özetinden arda kalanlar bu kadar kısa olsa da akılda kalanlar sayfalar dolusudur.

Reklamlar

One Comment to “bir haftasonu gezisi”

  1. Evet evet… Yaşanan duyguları ifade etmeye yetmeyen kelimeler okurken bile yeniden o anı yaşıyorcasına mutluluk ve heyecan veriyor.
    Madem ki bu şehirde yaşıyoruz güzelliklere göz yummadan hem gösterip hem yaşamak keyifli bir iş oldu.
    Kartpostal gibi bir güzelliğe sahip olan Trilye’de yapılacak en keyifli aktivitelerden biri sevdiceğin ile yapacagın fotoğraf turu. Özellikle Çamlı Kahve’nin manzarası, zeytin bahçeleri, çam ormanları ve dar sokaklar fotoğraflamak albümlere renk katıcaktır. Evet Erol abinin balık ekmeğide güzeldi demek istiyorum adı benim tadı senın olsada oldukça lezzetli. Ve küçücük, sevimli mi sevimli bir çarşısı var henüz girmeye bir türlü fırsatımız olmasa da önünden geçerken gözeri üzerine toplayabiliyor.
    Evet bir de aşkın kasabası tabirimizce Gölyazı var.. Gölyazı insanının sıcaklığı dikkatimden kaçmıyor. Kime bir şey sorsanız herkes çok yardımcı. Samimiyetleri uluorta belli oluyor. Asıl dikkatimizi çekense Gölyazı’nın gerçekten göl ruhlu balıkçı kadınlar (kıhkıhkıh..)
    Sırada yıllardır hayalini kurdugum ”leylek şenlikleri ” var. Umarım kısmet olur da o gün geldiğinde biricik ile orada bulunuruz…